Timurlu Sanatının Osmanlı Sanatına Etkileri

Timur, ele geçirdiği bütün diyarların mimarlarını ve sanatçılarını himayesine almış ve sanat üretimine devam etmelerini sağlamıştır. Sanatçıların Osmanlı’da çalışmaya başlamasıyla üslupları Anadolu topraklarına gelmiştir.

1. Giriş

Timur, “ele geçirdiği bütün diyarların, Anadolu, Azerbaycan, Kafkasya, Hindistan, İran ve başka yerlerin mimarları ve sanatçıları” himayesine almış ve sanat üretimine devam etmeleri için olanak sağlamıştır(Chmelnizkij, 2007, s. 415). Farklı coğrafyalardan gelip, nakkaşhanede bir arada üretim yapmaya başlayan sanatçılar, yeni üsluplarda eserler ortaya çıkmasını sağlamıştır. Mimari planlarda ve süslemelerinde, kitap bezemelerinde ve resim üsluplarında, küçük el sanatları ve dokuma ürünlerinin süsleme üslubunda değişiklikler yaşanmıştır. Bu yeni üsluplar, Timur’un ölümü ile dağılan sanatçıların Osmanlı’da çalışmaya başlamasıyla Anadolu topraklarına gelmiştir. Ayrıca, I. Selim’in 1514 yılında Tebriz’i almasıyla, bir grup Tebrizli sanatçıyı İstanbul’a göndermiştir. Bu da Osmanlı Saray nakkaşhanesinde büyük bir üslup değişikliğine yol açmıştır.

2. Mimari Bezeme Sanatına Etkileri

Timur’un vefatından sonra sanatçılar, Herat ve Şiraz’a göç etmiştir. Fakat Timur’un Semerkant’ta yaptırdığı eserle, Karakoyunlu Hükümdarı Kara Yusuf’un yaptırdığı Gökmescid ile I. Mehmed’in Bursa’da yaptırdığı Yeşil Cami benzerlik göstermektedir. “Kalem işi ve malakâri süslemelerin Osmanlı mimarlığındaki ilk örneklerinin izlerini Bursa’da Sultan I. Mehmed Camisi’nde de görüyoruz”(Tanındı, 2019, s. 112). Bu bilgiden, Timur’un ölümünden sonra sanatçıların Osmanlı topraklarına da göç ettiği anlaşılmaktadır.

Osmanlı mimari bezeme sanatına etkilerini, süslemeleri 1424 yılında biten Bursa Yeşil Camii ve Türbesi’nde görebilmekteyiz. Caminin iç mekan bezemesi, kalemişi ve malakari tekniğinde, Tebrizli sanatçılar tarafından yapılmıştır. Bu yapılarda Tebrizli ustaların çalıştığını Hünkar mahfilinin batı duvarında “amel-i Muhammed el-Mecnûn”, mihrabın sağındaki sütunda “amel-i üstâdân-ı Tebrîz” yazmasından ve I. Mehmet’in türbe kapısının iki kanadının alt kısmında daire içindeki “Tebrizli üstat Hacı Ali b. Ahmed’in eseridir” yazan sanatçı imzalarından anlıyoruz. Yalnız, caminin “Timurlu sanatı ile asıl ilgisi Muhammed Mecnun ve ‘Tebrizli ustalar’ ın Anadolu’da o dönemde fazla görülmeyen … mükemmel düzeydeki renkli sırlı çini süslemedir”(Önkal 1992, s. 10-13; aktaran Başkan, 2013). Cami ve türbenin dış cephesi Timur yapılarındaki gibi renkli sırlı çinilerle bezenmiştir. Ahşap kapıda ise, kitap ciltlerinde görmeye alışık olduğumuz şemse motifini ve motifin içinde ince bir işçilikle yapılmış kıvrık dal ve rumi bezemenin yer aldığını görmekteyiz. Mecnun ve Tebrizli ustalar, Timur ülkesinden buraya taşıdıkları üslupla ve kendi becerilerini harmanlayarak ortaya eşsiz bir eser çıkarmışlardır.

Edirne Muradiye Camii’nde kalemişi bezeme ile çini süslemenin beraber kullanıldığı görülmektedir. Canlı varlıkların yer almadığı cennet bahçesi üslubundaki süslemeyi; bitkisel, geometrik, dini ve iri yazılar oluşturmaktadır. Bu süsleme üslubu, 15. Yüzyıl boyunca Herat, Tebriz, Şiraz’da yapılmış olan kitaplarda, yani Timurlu resimlerinde de görebilmekteyiz.

İlginizi Çekebilir:  Yeniden Doğuş'un Şartı: Vaftiz

Duvarın üst kısmına, doğal bir şekilde yayılan çiçek öbekleri, ağaçlar ve otlarla bahar manzarası resmedilirken, altında iri sülüs yazı yer almaktadır. Nizami Hamse’de yer alan İskender ile Nushabe resminde duvarın üst kısmında hayvan mücadelesinin bir tasviri yer almaktadır. İşte bu tasvirler, Osmanlı geleneğine göre düzenlenip, yeniden yorumlanmış ve uygulanmıştır. Duvarın alt kısmı ise Bursa Yeşil Cami’de olduğu gibi beyaz zemin üzerine mavi renkte sır altı tekniğinde yapılmış, altıgen ve üçgen formdaki çiniler bir arada kullanılarak bezenmiştir. Çinilerin üzerindeki süsleme motifinde bitkisel ve geometrik formlar kullanılmıştır. Tüm bunlar, Tebrizli sanatçıların Bursa Yeşil Cami’deki gibi burada da çalıştıklarını göstermektedir.

Timurlulara özgü olan cuerda seca çini tekniği ise, Mahmud Paşa türbesinde ve İstanbul Çinili Köşk’te uygulanmış, daha sonra Yavuz Sultan Selim’in 1514 yılında Tebriz’i fethiyle yeniden moda olmuştur. Hamuru, kazıyarak ya da kalıba basarak desenler oluşturulup yapılmaktadır.

3. Resim Sanatına Etkileri

Osmanlı resim sanatında, Timur sanatına ait resim kalıpları, üslubu ve kompozisyon özellikleri kullanıldığı görülmektedir. Ayrıca, “Sultan I. Bayezid’in Cülusu” gibi resimlerde Timurlu resim üslubunun yanında, mimari ve bezeme sanatının da Osmanlı sanatına olan etkisi gözükmektedir. Timur sanatına ait olan mimarideki sivri kemerler, kemer yüzeyindeki bezeme, beyaz duvar üzerine mavi renkte ve kalem işi tekniğinde yapılmış olan şemse motifine benzeyen süsleme ile Timurlu hükümdar meclislerine benzer resim üslubu bu eserde görülmektedir.

Timur resim üslubunun, Osmanlı sanatına olan etkisini gösteren en iyi eserlerden biri “Gül Koklayan Fatih” resmidir. 1480 civarına tarihlenen ve Ahmet Şiblizade’ye atfedilen Fatih portresi, kompozisyon ve üslup olarak Sultan Hüseyin Baykara’nın portresine benzemektedir.

Fatih’in, “oturuş biçimi ve pozunu doğu portre geleneğine daha doğrusu Timurlu ikonografine uydurduğu görülür”(Bağcı vd., 2019, s. 37). Bunların yanında tam boy resmedilmesi, sayfadaki konumu ve sol elinde yer alan mendille Timur portre kalınına ve tam olarak Hüseyin Baykara’nın resmine benzemektedir. Avrupai kalıplarında kullanıldığı anlaşılan resmin, tam olarak doğu-batı üsluplarının sentezlenmesiyle ortaya çıktığı anlaşılmaktadır.
Yavuz Sultan Selim’in Tebriz’ fethiyle İstanbul’a gönderilen sanatçılar arasında Şah Kulu’da yer almaktaydı. Şah Kulu, Hatayi üslubunun içine ejderler, simurglar, chilinler, sülün kuşları, aslan gibi motifler ve kıvrık sivri uçlu hançeri yaprakları ekleyerek ortaya Saz Yolu üslubunu çıkarmıştır. Böylece Tebrizli bir sanatçı olan Şah Kulu, Osmanlı Saray nakkaşhanesini etkilemeye başlamıştır. Bu üslub etkisini, Metropolitan Museum’daki “Ejder Başı” resminde, Topkapı Sarayı Sünnet Odası’ndaki çini panolarda, Şehzade Bayezid’in kaftanında olduğu gibi kumaşta, Hamse-i Neva’l’nin lake cildinde, ve Kılıç Ali Paşa Camii’nde ahşap üzeri süslemesinde görüldüğü gibi birçok alanda etkili olmuştur.

İlginizi Çekebilir:  Hz. Adem ile Havva ve Çocukları: Kabil ve Habil'in Kavgası

4. Kitap Sanatına Etkileri

Timurlu hükümdarı Hüseyin Baykara’nın şiirlerini tezhip ve tasvirlerle süsleyen, aynı zamanda ciltleyen sanatçılar, Osmanlı sanatlı kitap üslubunu etkilemeye başlamışlardır. I. Selim’in Tebriz’i almasıyla İstanbul’a gönderdiği sanatçılar tezhipleri, tasvirleri ve sayfa tasarımlarıyla yeni bir sanatlı kitap üslubu ortaya çıkarmışlardır. Bunun ilk örneklerinden biri de I. Selim’in Divan’ıdır.

I. Selim’in Divan’ı, resimlerle ve altın yaldızlarla süslenmiştir. İlk sayfadaki haşiyeli, mavi renkli tığlı unvan tezhibi süslemesinde, 1480’lerden sonra Şiraz ve Tebriz’de çalışan Akkoyunlu Türkmen sanatkârların üslupları görülmektedir. Tek sütuna yazılmış sayfaların arasında peri tasviri yer almaktadır. O güne kadar hazırlanmış sanatlı kitapların hiçbirinin sayfalarına bu kadar bol peri tasviri yapılmamıştır(Tanındı, 2018, s. 456). Divan’ın Arapça ketebesinde Şehsuvâr es-Selîmî adı geçmektedir. Ketebe sayfasında I. Selim’in, badem şeklindeki mührü basılıdır. Bu da bize Tebrizli sanatçıların, I. Selim için çalıştıklarını ve esere kendi üsluplarını yansıttıklarını göstermektedir.

Sonuç

Timur, ele geçirdiği yerlerdeki sanatçıları Tebriz’de toplayıp, bir arada çalışmalarını sağlamış ve bunun sonucunda farklı coğrafyaların üslupları birlikte sentezlenerek ortaya daha önce hiç görülmemiş üslupta eserler çıkmıştır. Bu üslubun etkileri, Timur’un vefatından sonra dağılan sanatçıların Osmanlı topraklarına gelip çeşitli yapılardaki çalışmalarında görülmüştür. 1514 yılında I. Selim’in Tebriz’i ele geçirdikten sonra Tebrizli sanatçıları Osmanlı Saray nakkaşhanesinde çalışmaya göndermesiyle, bu sanatçıların üslupları Osmanlı sanatını derinden etkilemeye başlamış ve yeni eserler ortaya çıkmaya başlamıştır.

Kaynakça

  • Bağcı, S., Çağman, F., Renda, G., Tanındı, Z. (2019). Osmanlı Resim Sanatı. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları.
  • Chmelnizkij, S. (2007). Timurlular. Mimari. M. Hattstein, P. Delius (Ed.). İslam Sanatı ve Mimarisi (s. 416-429). İstanbul: Literatür Yayıncılık.
  • Başkan, S. (2013). Timurlu Çağı Türbe Mimarisi Hakkında. Sanat Tarihi Dergisi, 22(1), s. 31-52.
  • Tanındı, Z. (2018). Müzehhep ve Musavver Şiirler: Sultan I. Selim’in Dîvân’ı. N. Alkan Günay (Ed.). Yavuz Sultan Selim Dönemi ve Bursa (s. 449-466). Bursa: Osmangazi Belediyesi Yayınları.
  • Tanındı, Z. (2019). Yeşil Cami’de Sıva Üzerindeki Nakışlar. Y. Oğuzoğlu (Ed.). Bursa Yeşil Cami (s. 108-125). İstanbul: İrfan Demirdüzen

This post was created with our nice and easy submission form. Create your post!

Log In

Or with username:

Forgot password?

Forgot password?

Enter your account data and we will send you a link to reset your password.

Your password reset link appears to be invalid or expired.

Log in

Privacy Policy

Add to Collection

No Collections

Here you'll find all collections you've created before.