Gönderen Konu: MİKENLER / Mykenai  (Okunma sayısı 1829 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4648
  • Teşekkür: 53
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
MİKENLER / Mykenai
« : 10 Aralık 2008, 20:07:48 »
MİKENLER
Araş. Gör. Gürkan Ergin


Girit'te İkinci Saraylar dönemine rastlayan zaman dilimi içerisinde (M.Ö. 1600'ler), Yunanistan'da önemli değişimler meydana gelmekteydi. Mykenai bir anda zenginleşmiş ve güçlü bir yönetim merkezi olmuş, çok geçmeden Anadolu, Yakın Doğu ve Batı Akdeniz ile sıkı ilişkiler kurmuştu. Bundan sonraki 400 yıl içinde Kıta Yunanistanı ve çevre bölgelerde görülen arkeolojik bütünlük, bu uygarlığa en önemli temsilcisi Mykenai'a atfen "Miken" denmesine yol açmıştır, fakat aslında Miken terimi bu uygarlığın Mykenai tarafından kontrol edildiği anlamına gelmez. Diğer bir deyişle siyasal bir çağrışımı yoktur. Bununla birlikte, Miken kültürü en açık ve geniş bir biçimde Mykenai'da izlenir. Burada bulunan A ve B Mezar Halkaları, hiçbir önceli olmaksızın ortaya çıkar ve Miken Uygarlığı'nın en belirgin ve göz kamaştırıcı özelliklerini taşırlar.

Geleneksel olarak M.Ö. 1600'e tarihlendirilen B ve ondan bir yüzyıl sonraya ait A Halkası'nda yapılan kazılarda altın ölü maskeleri, altın diskler, kılıçlar ve kaliteli işçilik gösteren lüks mallar ele geçirilmiştir. Bu mezarlar, kuşkusuz yönetici sınıfa -belki de bizzat krallara- aittir. Bu yeni toplumun ortaya çıkışı, savaş arabaları ile Yunanistan'a gelen Hint-Avrupalı topluluklara bağlanır (aslında B Mezar Halkası bu göçlerden biraz daha erkene tarihlendirilmektedir). Miken kültürünün gelişimi en açık biçimde, Orta Yunanistan'da ve Peloponnesos'ta izlenebilmektedir. Bu gelişimin en önemli kanıtlarından biri, yuvarlak planlı, dromos'lu ve bindirme tekniğiyle inşa edilmiş tholos mezarlardır. Bunların inşa edildiği dönem, aynı zamanda Mikenlerin faaliyetlerini arttırdığı zaman dilimine denk düşer. Özellikle Batı Akdeniz'de (İtalya ve Sicilya) Miken çanak çömleği yoğunlaşmaya başlar ve GH II'den itibaren Rhodos, Kıbrıs, Anadolu ve diğer birçok yerde görülür. Arkeolojik bulgular ve metinler, Miken Çağı'nda Yunanistan'ın savaşçı bir aristokrasi ile yönetilen, uzmanlaşmış iş gücüne sahip, geniş ticarî ilişkiler sürdüren bürokratik bölgelerden oluştuğunu gösterir.

 M.Ö. 1200-1190'da, Mikenlerin çağdaşı Hitit İmparatorluğu yıkılır. Hitit arşivleri bunun sebebi hakkında bilgi vermemekle birlikte, aynı zaman dilimi içerisinde Mısır'da başıboş Akdeniz halklarından meydana gelen bir kalabalığın neden olduğu büyük karışıklıklardan söz edilir. Firavun III. Ramses, "Deniz Kavimleri" olarak adlandırılan bu halkları M.Ö. 1191'de bozguna uğratmıştır. Bu dönemin sonunda kuzeyde Thessalia'dan güneyde Lakonia'ya kadar Pylos, Mykenai, Iolkos, Gla gibi önemli merkezler tahrip edilmiştir. Bu hareketlerin sonucunda Akdeniz bir kargaşaya sürüklenmiş, hâlâ tam açıklığa kavuşmamış sebeplerden dolayı aynı dönemde Miken merkezlerinin bürokratik yapısı tamamen çökmüş, bu yapının temel taşlarından Linear B yazısı terkedilmiş ve bir daha da kullanılmamıştır.

Alıntı
Kaynakça
Chadwick, J., Decipherment of Linear B, Cambridge, 1982.
Chadwick, J., Linear B and Related Scripts, London, 1995.
Chadwick, J., The Mycenaean World, Cambridge, 1976.
Dickinson, O. T. P. K., The Aegean Bronze Age, Cambridge, 1999.
Drews, R., The Coming of the Greeks. Indo-European Conquests in the Aegean and in the Near East, Princeton, 1992.
Hornblower, S.-A. Spawforth, "Weights", The Oxford Classical Dictionary,1620-1621.
Palmer, L. R., Wine in the Mycenaean Palace Economy, Liege, 1994.
Taylour, W., The Mycenaeans, London, 1995.
midena pro tou telous makarize

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4648
  • Teşekkür: 53
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Ynt: MİKENLER
« Yanıtla #1 : 10 Aralık 2008, 20:08:18 »
LİNEAR B YAZISI
Schliemann'ın 19. yüzyılda Troia ve Mykenai'da yaptığı kazılar, o ana kadar arkeolojik olarak bilinmeyen, sadece Homeros'un anlattıklarından tanınan kültürleri ortaya çıkarmıştı. Bu büyük keşiflerin yapıldığı tarihlerde Arthur Evans, Mikenlerin ulaştığı göz kamaştırıcı kültür düzeyinden çok etkilenmişti ve böyle bir uygarlığın yazıyı bilmeden bu seviyeye ulaşamayacağını düşünüyordu. Evans Atina'daki antikacılarda satılan bazı mühürleri incelemiş ve bunların üzerindeki işaretlerin bir çeşit yazı olduğu kanısına varmıştı. Mühürler hakkında yaptığı araştırmalar onu Knossos'a yöneltti. Sayıları 140 civarında olan bu mühürler, M.Ö. 2000-1600 arasına aitti ve Evans üzerlerinde yer alan işaretleri "ideografik yazı" olarak adlandırdı. Evans'ın Knossos'ta başlattığı kazılar sadece o ana dek bilinmeyen, Mikenlerden farklı ve kökleri daha eskiye giden görkemli bir uygarlığın ortaya çıkmasını sağlamadı, aynı zamanda çok sayıda tablet de bulundu; bunlar Linear B tabletleriydi. Evans'tan sonra birçok arkeolog Girit'te kazılar yaptı ve özellikle Haghia Triada'da, Evans'ın bulduğu Linear B tabletlerinden farklı metinler ortaya çıktı. Evans ilk başta aradaki farkın, saraya özgü başka bir yazıdan kaynaklandığını düşündü, fakat farkların kronolojik olduğu anlaşıldı. Haghia Triada'daki yazılar daha stilize şekillerden oluşuyordu ve tanımlanmaları daha zordu. Evans bu yazıyı, işaretlerin basit taslaklara benzemesinden dolayı "Linear A" olarak adlandırdı. Linear A, M.Ö. 1600-1450 yılları arasında mühürler ve tabletler üzerinde görülmekteydi. Bu yazıya ait birkaç örnek Knossos'ta bulundu, fakat saraydaki tabletlerin geri kalanı yazının daha geç örneği olan ve Evans tarafından "Linear B" adı verilen yazıyla yazılmıştı. Linear B M.Ö. 1450'de, Yunanlıların adayı ele geçirmelerinden sonra, M.Ö. 1200'e kadar Linear A ile birlikte Girit'te kullanılmıştı.

1939'da Carl Blegen'in Messenia'da, Homeros'a göre Nestor'un sarayının bulunduğu Pylos'ta yaptığı kazılarda büyük ve etkileyici bir yapı kompleksi ortaya çıkarıldı. Üstelik, ilk açmada Knossos'takiler gibi Linear B tabletlerine rastlandı. Bu durum Evans'ın teorisini doğrular nitelikteydi: Evans Girit'in Yunanistan'ı "kolonize" ettiğini, "uygarlaştırdığını" düşünüyordu. Dolayısıyla Linear B tabletlerinin Pylos'ta bulunması doğaldı. Diğer taraftan, birçok bilim adamı Mikenlerin Homeros'un bahsettiği Akha'lar olduğuna inanıyordu ve bütün kahramanların Yunanca adlar taşıması Evans'ın görüşleri ile çelişiyordu. Daha sonra Thebai, Mykenai ve Tiryns'te yapılan kazılarda da Linear B tabletleri ortaya çıkarıldı. Böylece Yunanistan'ın birçok yerinde Linear B'nin bilindiği ve kullanıldığı anlaşılmıştı, fakat yazı hâlâ çözülememişti ve hangi dil ailesine ait olduğu bilinmiyordu.

Michael Ventris, gizemli Linear B yazısından etkilenmiş ve sırrını çözmek için çalışmalara başlamıştı. Bu oldukça zor bir uğraştı, çünkü elde deşifreyi kolaylaştıracak çift dilli hiçbir yazıt yoktu. Burada devreye Kıbrıs yazısı girdi: M.Ö. 3. yüzyıla kadar Kıbrıslılar Yunanca yazmak için Yunan alfabesinden farklı bir hece yazısı kullanmışlardı. Alfabedeki bazı işaretler Linear B işaretlerinin benzeri ya da tıpa tıp aynısıydı. Bu sırada Alice Kober de Linear B'deki çekim eklerini ve cinsiyet zamirlerini ortaya çıkarmıştı. Böylece Linear B yavaş yavaş çözülmeye başlandı. 1952'de Blegen, Ventris'in oluşturduğu hece değerlerini, üzerinde üç ayaklı kazan ideogramlarının bulunduğu bir tablete uyguladı ve tablette ti-ri-po-de kelimesini okudu; bu Klasik Yunanca'daki tripodes ile aynıydı ve böylece Linear B'nin aslında Yunanca'nın arkaik bir formu ve Hint-Avrupa dil ailesinin üyesi olduğu ortaya çıktı. Evans'ın görüşlerinde yanıldığı, Mikenlerin aslında temelde Linear A'ya dayanan bir hece yazısı -yani Linear B- geliştirerek bunu Yunanca yazmak için kullandıkları anlaşılmıştı.

Linear B yazısı temel olarak üç öğeden oluşur: hece işaretleri, ideogramlar ve sayılar. Hece işaretleri kelimenin fonetik karşılığını ifade etmek için kullanılır. İdeogramlar ise bir çeşit kısaltmadır ve genellikle tabletlerdeki malları tanımlar. Linear B hece işaretleri 87 tanedir ve her bir işaret bir heceyi tanımlar: = tu-ka-te (kız evlat) gibi. İdeogramların bazıları ilk bakışta tanınabilirken, diğerleri kullanıldıkları içeriğe göre anlaşılabilmektedir. Örneğin "giysi" kelimesi, dikey dokuma tezgâhı ve dokuma ağırlıklarından oluşan bir ideogram ile gösterilmiştir. Hububat ve sıvı ideogramları doğal olarak tanınacak şekilde çizilememişlerdir; bunun yerine bu ürünlerin elde edildiği bitkiler gösterilmiştir. Hayvan ideogramlarında erkekler yatay iki çizgiyle, dişiler ise ters "v" ile belirtilmiştir. Bazen hece işaretleri kısaltma görevini görür. Örneğin "fire" anlamına gelen o-pe-ro, "o." olarak kısaltılmıştır. Bir kısmı da doğrudan Linear A'dan alınmıştır. Ölçü birimlerine ait ideogramlar ağırlık, katı ve sıvı ölçüler olmak üzere üçe ayrılır. Mikenler şüphesiz uzunluk ölçüsü de kullanıyorlardı, fakat metinlerde bununla ilgili ipucu şimdilik yoktur. En büyük birim terazi şeklindedir ve olasılıkla 1 talent'e (29 kg) denk gelmektedir. Talent ise 60 mina eder. Linear B'de talent'ten sonra gelen ikinci en büyük birim, alt alta gelen iki ters "s" biçimindeki işaretle gösterilir ve her bir "ters s"nin 30 mina'ya eşit olduğu kesinlik kazanmıştır. Ne var ki diğer işaretler Antik Çağ'da kullanılan değerler ile örtüşmemektedir. Talent için verdiğimiz değere göre, en küçük birim 3.5 g olur. Sıvı ve katı ölçü sisteminin en küçük birimleri birbirine eşittir. Bir sonraki birimler de aynı değerdedir, fakat aynı işarete sahip değildir. İki sistemin en büyük birimi için bir işaret yoktur; sadece sayı tarafında takip edilen bir mal ideogramı (şarap ve tahıl) bulunmaktadır. En küçük birimler khoiniks ve kotyle'nin ilişkisine (4 kotyle=1 khoiniks) benzemektedir; ancak daha büyük birimlerin durumu farklıdır. En küçük birim 0.2-0.4 l arasındadır. Buna göre en büyük katı ve sıvı hacim birimi sırasıyla 96 l ve 92 l olacaktır.

Linear B ile yazılmış metinlerin sayısı fazla değildir. En çok tabletin ele geçtiği Knossos ve Pylos'un dışında, Mykenai, Thebai ve Tiryns'te de tabletler bulunmuştur. Tabletlerin kesin sayısını vermek oldukça zordur, çünkü birçok tablet en az iki parçadan oluşmaktadır. Bu yüzden kırık bir parçayı tablet saymak yanlıştır, zira başka bir tableti tamamlıyor olabilir. Yuvarlak bir rakam vermemiz gerekirse, Knossos'ta 3000, Pylos'ta ise 1200 kadar tablet bulunmuştur.

Tabletler kilden yapılmışlardır. Yazı iğne uçlu bir stylus ile yumuşak kil üzerine yazılır; bundan sonra tabletler kurumaya bırakılır. Birkaç saat ya da birkaç gün sonra tabletler, üzerlerinde düzeltme yapılamayacak kadar kururlar. Mikenler Mezopotamya örneklerinin aksine, tabletlerini asla pişirmemişlerdir. Dolayısıyla ancak yangın geçirmiş bir binada bulunan tabletler -ateşle piştiğinden- günümüze ulaşabilmiştir; yani şansın ve buluntu durumunun büyük bir rolü vardır.

Tabletler yazıldıktan sonra arşiv odalarındaki sepetlerde ve belki de ahşap kutularda saklanmaktaydı, çünkü bazı tabletlerle birlikte menteşe parçaları ortaya çıkarılmıştır. Sepetlerin üzerine etiket görevi gören kil parçaları yapıştırılmıştır. Arkasında hasır izleri olan birçok kil parçasının bu amaca hizmet ettiği anlaşılmaktadır. Bunların üzerindeki yazıtlar kısa ve özdür. Örneğin Pylos'ta gövde zırhları ile ilgili tabletlerin bulunduğu sepetin üzerindeki kil etikette, sadece "zırhlar" yazmaktadır.

Tabletlerin iki biçimi vardır. "Yaprak Şekilli" birinci tip, tıpkı bir palmiye yaprağı gibi ince ve uzundur. Bunlar enlemesine, küçük notlar yazmak için kullanılmıştır. En büyüğü 16x27 cm boyutlarında ve 3 cm kalınlığındadır. "Sayfa Biçimli" büyük tabletler ise, belli bir ölçüye uymazlar. "Sayfa Biçimli" tablet, "Yaprak Biçimli" tabletin aksine tek başına da bir bütündür ve bazen bunlardan birkaçı birleşerek bir grup meydana getirebilir.

Linear B ideogramlarının ve işaretlerinin zarif, yuvarlak hatları ve karmaşık şekilleri, bunların aslında kil tabletlere değil, deri ve papirüs gibi materyaller üzerine yazılmak için tasarlandığına işaret etmektedir. Dolayısıyla, bu gibi arkeolojik iz bırakmayan nesneler üzerine yapılan kayıtlar hakkında bilgimiz eksiktir. Papirüs, Mısır'dan ithal edildiğinden pahalıdır, fakat hayvan derileri papirüse göre ucuz olduğundan, daha çok tercih edilmiş olmalıdır. Bununla birlikte, tabletlerde bahsedilen hayvan derilerinin yazı ile ilgili olup olmadıkları belli değildir. Öte yandan, Uluburun batığında ortaya çıkarılan ve üzerindeki balmumu tabakası üzerine yazıyazılan diptik gibi araçların Ege dünyasında ne ölçüde kullanıldığını bilemiyoruz (Homeros böyle bir yazı tahtasından bir kez bahseder: Proitos, üzerinde "ölüm işaretleri" olan "katlanmış bir tableti", Bellephontes ile birlikte Iobates'e gönderir, Hom. Il. 6. 169). Kayıtların her yıl yenilenmesi tabletlerin yorumlanmasını güçleştiren başka bir engeldir. Elimizdeki tabletlerin sadece çok küçük bir bölümünde ay adı görülür ve yıllar sadece "bu yılın" ve "geçen yılın" ifadeleriyle belirtilmiştir. Anlaşılan tabletlerin bir yılda fazla saklandığı çok nadirdir ve her kış geçen yılın kayıtları silinmekte, ardından yeni bir kayda geçilmektedir.

Linear B tabletleri arkeoloji literatüründe bulundukları yer, genel konu, alt gruplar, alt başlıklar, şekil ve envanter numarasını tanımlayacak biçimde şifrelenmiştir. Örneğin PY Ta 641 tabletini ele alalım: PY tabletin bulunduğu yerleşmenin ilk iki harfini -burada Pylos- göstermektedir. Diğer buluntu yeri kısaltmaları ise şöyledir: KN Knossos; MY Mykenai; TH Thebai; TI Tiryns; KH Khania. Tabletin genel konusu çoğunlukla üzerindeki ideogramla belirlendiğinden, yerleşim kısaltmasından sonra gelen büyük harf genel konuyu, onu takip eden küçük harf ise alt başlık ve tabletin şeklini temsil eder. PY Ta 641'de T, tabletin kapları kaydettiğini, a ise tabletin "yaprak biçimli" olduğunu ve Ta serisine ait diğer tabletlerle aynı bilgileri içerdiğini göstermektedir. Genel olarak a-m arası küçük harfler yaprak biçimli tabletler, n-z arası küçük harfler ise "sayfa biçimli" tabletler için kullanılmaktadır. Büyük harfler tarafından tanımlanan diğer konular şunlardır: A erkek ve kadınlar; E arpa ve arazi ölçümü; F buğday ve diğer gıda maddeleri; C hayvanlar; J bronz; G sıvı mallar, şarap ve bal; U tarım ürünleri ve çiftlik hayvanlarını kapsayan karışık mallar. Küçük ve büyük harflerden oluşan kısaltmalar her yerleşmede bulunan tabletler için tektir, yani yerine özgüdür. Örneğin Knossos'ta şarap tabletlerini Gm tanımlarken, Pylos'taki şarap tabletleri Gn kısaltmasıyla gösterilmektedir. Sondaki sayı ise sadece tablete verilen envanter numarasıdır ve tabletlerin sayısı ile içeriği hakkında bilgi vermemektedir; diğer bir deyişle PY Ta 641'de 641, tabletin Pylos'ta bulunan ve envanteri yapılan 641. parça ya da tablet olduğunu gösterir. Parçalar daha sonra başka bir tabletle birleşse bile daha önce verilen envanter numarasını korur.

İdeogramlara verilen kodlar (VIN, GRA vb.) bu ideogramların belirttiği nesnelerin Yunanca, Latince, Linear A ya da Linear B'daki karşılıklarıdır. Örneğin, şarabı tanımlayan VIN ideogramı Latince'deki VIN(um), tahılı tanımlayan GRA ideogramı Latince'deki GRA(num) ile adlandırılmıştır. Diğer bir deyişle bunlar, nesnelere verine isimlerin ilk birkaç harfinde oluşturulan kısaltmalardır: ME (=me-ri=bal), AREPA (a-re-pa=merhem, vücuda sürülen yağ) gibi.
midena pro tou telous makarize

Çevrimdışı Wolfeye

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 4648
  • Teşekkür: 53
  • Cinsiyet: Bay
    • Sanat tarihi
Agamemnon Mezarı Miken ve Bir Kahraman Arayışı
« Yanıtla #2 : 11 Ocak 2012, 14:11:54 »
Agamemnon Mezarı Miken ve Bir Kahraman Arayışı
Cathy Gere

Homeros’un İlyada destanınında geçen Kral Agamemnon’un şehri Yunanistan anakıtasının uzak bir köşesinde hâlâ varlığını sürdürmektedir. Tüccarlıktan arkeologluğa dönüş yapmış olan Heinrich Schliemann tarafından açılmış olan Agamemnon’un Mezarı günümüzde her yıl yüz binlerce turistin ziyaret ettiği tarihi bir site olmuştur.

Agamemnon’un şehri nesiller boyunca insanoğlunun savaşa olan açlığının bir simgesi olmuştur. Miken Uygarlığı’nın tarihini ortaya koyan kitap, MÖ sekizinci yüzyıl döneminden kalan olağandışı yıkıntıların öyküsünü sunmaktadır.
midena pro tou telous makarize